Kadınların güçlenmesi için yılda ek 360 milyar dolara ihtiyaç var

Emre ERGÜL

UN Women (Birleşmiş Milletler Kadın Birimi) ve Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı (UN DESA), “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarında (SKA) İlerleme: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği 2023 Durum Raporu”nu 7 Eylül’de yayınlandı.

Toplumsal cinsiyet eşitliğini gerçekleştirmek için acil ve kararlı bir eylemin gerekliliğini gösteren rapora göre, mevcut hızda ilerlediğimiz takdirde, 2030 yılına gelindiğinde 340 milyondan fazla kadın ve kız çocuğunun aşırı yoksulluk içinde yaşayacağı öngörülüyor. Bu rakam, dünya nüfusunun yüzde 8’ini oluşturuyor olacak.

Vekillerin üçte biri kadın

Rapor, liderlik pozisyonlarındaki kadınların oranının değişmediğini gösteriyor: Parlamentolarda yüzde 27.6, yerel yönetimlerde yüzde 35.5, iş dünyasında üst düzey pozisyonlarda yüzde 28.2 oranında kadın bulunuyor.

Bu yıl ilk kez, iklim değişikliğinin kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkilerine de yer veren rapor, iklim krizinin 158 milyon kadın ve kız çocuğunu yoksulluğa itebileceğini tahmin ediyor. Yaşlılığa da değinen rapor, yaşlı kadınların yaşlı erkeklere göre daha yüksek oranda yoksulluk ve şiddete maruz bırakıldığını gösteriyor.

2030 yılına kadar toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlenmesini sağlamak için acil bir şekilde somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği 2023 Durum Raporu,” bunu başarmak için yıllık ek 360 milyar dolara ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. UN Women İcra Direktör Yardımcısı Sarah Hendriks, “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları için bu yılki rapor bir çağrı niteliğinde. Her kadın ve kız çocuğunun eşit haklara, fırsatlara ve temsiliyete sahip olduğu bir dünya için şimdi kolektif ve bilinçli bir şekilde hareket etmeliyiz.

Bunu başarmak için kararlılık, yenilikçi çözümler, tüm sektörler ve paydaşlar arasında işbirliği gerekiyor” derken; UN DESA Politika Koordinasyonu ve Kurumlararası İşler Genel Sekreter Yardımcısı Maria-Francesca Spatolisano da şunları söyledi: “Toplumsal cinsiyet eşitliği, 2030 gündemi içinde sadece bir amaç değil, aynı zamanda diğer tüm amaçların üzerine inşa etmemiz gereken bir hedef. Kadınların ve kız çocuklarının toplumun her alanına tam katılımını sağlamak için engelleri kaldırabilir ve tüm insanlar için ilerlemeyi sağlayabiliriz.”

Rapor: Kadının iş gücüne katılım oranı % 61.4

Rapordan bazı başlıklar şöyle:

– İklim değişikliği nedeniyle ortaya çıkacak gıda güvensizliği, 236 milyon kadın ve kız çocuğunu ve 131 milyon fazla erkek ve oğlan çocuğunu etkileyebilir.

-Dünyadaki hiçbir ülke, yakın partner şiddetini tamamen ortadan kaldıramamıştır.

-Toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kadınların güçlenmesini sağlamak için kapsamlı sistemlere sahip olan ve bu alanlarda bütçe ayırabilen ülke sayısı sadece 27.

-Çatışmalardan etkilenen kadın ve kız çocuklarının sayısı arttı. 2022’de bu rakam 614 milyona yükseldi. Bu, 2017’deki rakamdan yüzde 50 daha fazla.

– Mevcut hızla ilerlediğimiz takdirde, 2030’da 110 milyon kız çocuğu ve genç kız eğitimden mahrum bırakılmış olacak.

-Kadınlar ve erkekler arasındaki iş gücü ve gelir uçurumu hâlâ yüksek seviyede. Dünya genelinde erkeklerin kazandığı her 1 dolara karşılık olarak kadınlar 51 sent kazanmakta. İş yaşamının en verimli dönemindeki erkeklerin yüzde 90’u iş gücüne katılırken, bu oran kadınlarda 61.4.

-Mevcut ilerleme hızında, bir sonraki neslin kadınları ortalama olarak erkeklere göre, günde 2.3 saat daha fazla ücretsiz bakım ve ev işi yapacak. Rapor, toplumsal cinsiyet eşitliği hedefine ulaşmanın giderek daha zor olacağını vurguluyor.

2030’a kadar ilerlemeyi hızlandırmak için işbirliklerinin, yatırımların ve bu alanda küresel ve ulusal finansmanın artırılmasının son derece önemli olduğunu gösteriyor. Rapor, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin vaatlerinin yerine getirilmesi ve hiçbir kadının ve kız çocuğunun geride bırakılmadığından emin olmak için bir çağrıda bulunuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir